Rüşvet Zincirinin İki Halkası: Özgür Özel ve Veli Ağbaba’nın Dokunulmazlık Maskesi Düşüyor
Özgür Özel ve Veli Ağbaba… İsimleri bir kez daha “zincirleme rüşvet” iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın fezlekesine yazıldı. Dokunulmazlıklarının kaldırılması talebiyle Adalet Bakanlığı’na gönderilen bu dosya, milletin gözünde çoktan hükmünü vermiş durumda.
Yıllardır “yolsuzlukla mücadele” nutukları atan, her fırsatta “etik”, “şeffaflık”, “hesap verebilirlik” sloganlarını dilinden düşürmeyen bu iki isim, şimdi zincirleme rüşvet iddiasıyla anılıyor. Halkın parasını, kamu kaynaklarını, siyasetin itibarını hiçe sayan bir düzenin parçası olmakla suçlanıyorlar. Ve en acısı şu: Dokunulmazlık kalkanının ardına sığınarak hesap vermekten kaçma alışkanlığını bir kez daha sergiliyorlar.
Özgür Özel, partisinin genel başkanı sıfatıyla “temiz siyaset” edebiyatı yaparken, aynı masada Veli Ağbaba ile birlikte “zincirleme” şekilde rüşvet aldıkları iddiasıyla yargıya taşınıyor. Bu, sıradan bir iddia değil. Zincirleme… Yani bir kez, iki kez değil; sistemli, planlı, süreklilik arz eden bir suçlama. Halkın ceplerinden çıkan paranın, siyasetin karanlık koridorlarında el değiştirildiği iddiası.
Bu iki isim, millete “ahlak dersi” verirken, kendi etraflarında oluşan şaibeli ilişkileri görmezden geldiler. Şimdi ise yargı mekanizması harekete geçmişken, yine aynı reflekslerle “siyasi operasyon” yalanlarına sığınacaklar. Oysa gerçek basit: Dokunulmazlık, suç işleme ruhsatı değildir. Rüşvet iddiası bu kadar net bir şekilde savcılık tarafından dosyalanmışken, hâlâ “biz temiziz” demek, milletin aklıyla alay etmektir.
Özgür Özel ve Veli Ağbaba… Sizlere sorulması gereken soru nettir: Eğer iddialar asılsızsa, dokunulmazlığınızın kaldırılmasını neden bu kadar korkuyla karşılıyorsunuz? Neden hesap vermekten bu kadar kaçıyorsunuz? Yoksa zincirleme rüşvet iddiasının arkasında gerçekten bir zincir mi var?
Millet, nutuk değil hesap istiyor. Ve bu hesap, dokunulmazlık kalkanının ardında saklanarak verilemez.
HABER/editör
www.engozdehaber.com