SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sosyal Medya

- Sosyal Medya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Medya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KRT TV Canlı Yayınında Gerilim: Özge Yılmaz Demir'in Sözleri Gündem Oldu Haber

KRT TV Canlı Yayınında Gerilim: Özge Yılmaz Demir'in Sözleri Gündem Oldu

Programın öne çıkan anlarından birinde Şaban Sevinç'in, "Buraya sosyal medya dedikodularıyla gelmeyin." sözlerine karşılık Özge Yılmaz Demir, "Sosyal medyada dedikoduların en alasını Şaban Sevinç yapar Türkiye'de." ifadelerini kullandı. İkili arasındaki bu diyalog stüdyoda tansiyonun yükselmesine neden oldu. Canlı yayında CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in belediye başkanlarına yönelik tutumu da tartışıldı. Özge Yılmaz Demir, "Sizce Özgür Özel, bir lider olarak tehditle gittiğini düşündüğü belediye başkanlarına yeterince arka çıktı mı yoksa sarhoşken mesajlar mı attı?" sözleriyle eleştirilerini dile getirdi. Bu ifadelerin ardından Şaban Sevinç, "Bu ülkede bir siyasi parti liderine bu üslupta konuşamazsınız." diyerek tepki gösterdi. Programda CHP'nin 2023 Cumhurbaşkanlığı seçim süreci de gündeme geldi. Özge Yılmaz Demir, seçim sürecine ilişkin değerlendirmesinde, Kemal Kılıçdaroğlu'nun seçim sürecinde yalnız bırakıldığını savundu. Demir, seçim sonucunda dönemin CHP yönetiminin ve Ekrem İmamoğlu'nun siyasi sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerken, Kılıçdaroğlu'nun süreçte haksız eleştirildiğini ifade etti. Programda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da gündeme geldi. Özge Yılmaz Demir, "Kemal Kılıçdaroğlu'nun haklı olduğunu görüyoruz. Nereden bakarsak bakalım haklı olduğunu görüyoruz. Çünkü Cemil Tugay doğru aday değildi." değerlendirmesinde bulundu. Program boyunca yaşanan tartışmalar ve karşılıklı açıklamalar, sosyal medya platformlarında geniş yankı uyandırdı. Yayından paylaşılan kısa görüntüler kısa sürede çok sayıda kullanıcı tarafından paylaşılırken, programdaki ifadeler farklı siyasi çevrelerde de tartışma konusu oldu. HABER/editör www.engozdehaber.com

Ziraat Bankası’nda Erişim Engeli: Mobil ve İnternet Bankacılığına Giriş Yapılamıyor Haber

Ziraat Bankası’nda Erişim Engeli: Mobil ve İnternet Bankacılığına Giriş Yapılamıyor

Ziraat Bankası’nın dijital bankacılık kanallarında sabah saatlerinden itibaren erişim engeli yaşanıyor. Müşteriler, Ziraat Mobil uygulaması ve internet bankacılığına giriş yapmaya çalıştıklarında sistemin yanıt vermediğini veya “Özür dileriz, işleminizi gerçekleştiremiyoruz. Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz” şeklinde uyarı mesajı aldıklarını belirtiyor. Şikayetvar ve sosyal medya platformlarında konuyla ilgili çok sayıda bildirim yer alıyor. Özellikle mobil bankacılık ve giriş sorunları öne çıkıyor. Bazı kullanıcılar yurt dışından da erişim sağlayamadıklarını, hesap hareketlerini görüntüleyemediklerini ve acil işlemlerini gerçekleştiremediklerini ifade ediyor. Ziraat Bankası’ndan yapılan açıklamada, yaşanan erişim sorununun teknik bir arızadan kaynaklandığı belirtildi. Banka yetkilileri, “Gerekli ekiplerimiz sorunu en kısa sürede çözmek için çalışmaktadır. İşlemlerinizi şube, ATM veya çağrı merkezi kanallarımızdan gerçekleştirebilirsiniz. Yaşanan mağduriyet için özür dileriz” ifadelerini kullandı. Bankanın resmi sitesinde yer alan planlı çalışma ve kesinti tablosunda bugüne ilişkin bir duyuru bulunmazken, geçmiş dönemlerde benzer yoğunluk veya teknik kaynaklı kesintilerin yaşandığı biliniyor. Müşteriler, 0850 220 00 00 numaralı çağrı merkezini arayarak bilgi alabileceklerini belirtiyor. Konuyla ilgili gelişmeler takip ediliyor. Bankanın dijital kanallarındaki erişimin ne zaman normale döneceği henüz netleşmedi. HABER/editör www.engozdehaber.com

Hepimiz şahit olacağız, siz de göreceksiniz: Haber

Hepimiz şahit olacağız, siz de göreceksiniz:

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı’nda delegelerin iradesini zedeleyerek itibar kaybedenlerin başlattığı ayrılıkçı süreç, partideki “arınma” vurgularının ardından zaten hız kazanmıştı. CHP’nin temel prensipleriyle bağdaşmayan siyasi şahsiyetlerin bu bölücü yaklaşımı, 38. Olağan Kurultayı sakatlayarak elde ettikleri seçim zaferinin ardından; hakaret, iftira ve onur kırıcı söylemlerle toplumun siyaset algısını değiştirme girişimlerinde belli bir ölçüde başarılı olmuşlardı. Özellikle belli bir kesimin yoğun ilgi gösterdiği medyayı yönlendiren ve kamu kaynaklarıyla desteklenenlerin, sosyal medya trolleri üzerinden kurduğu algı operasyonu yine hedefine ulaşmıştı. Anadolu’nun tarih boyunca “en büyük iç ihanet” olarak tanımladığı 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki parti içi ihanetin şifreleri… “Aramızda kalsın, kazanıyoruz” şeklindeki telkinlerin ve vicdanlarda hâlâ derin yaralar açan o sinsi sloganın uygulamaya geçmesiyle beraber; vefasızca ve ahlak dışı organize saldırılarla, kamu gücünü de arkasına alan ve sosyal demokrat ideolojiyle çelişen bu isimler, Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri tarafından tescillendiler. Cumhuriyet Halk Partisi’nin 37. Kurultay’da seçilen Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun göreve gelişiyle birlikte dile getirdiği “Arınacağız, mutlaka arınacağız. Kötülerden arınacağız, işbirlikçilerden arınacağız, iftiracılardan arınacağız, ihanetçilerden arınacağız” sözlerinin ardından, ihanet şebekesinin üyeleri parti içerisindeki ayrılıkçı faaliyetlerini daha da hızlandırmışlardı. Neticede, Anadolu topraklarında yüzyıllardır en büyük iç ihanet sayılan eylemleri gerçekleştirenler, ayrılıkçı tavırlarıyla bile toplumda “haklıyız” imajı yaratmaya çalışarak Cumhuriyet Halk Partisi’nden “arınarak” ayrıldılar. Kurumsal bir yapıya sahip olmayan, söylemleri henüz netleşmemiş, ülke ve dünya gerçeklerinden kopuk, tamamen kişisel ikbal ve menfaatler üzerine kurulu bu siyasi oluşumun bileşenlerinin, Türkiye siyasetindeki “trol” olarak tanımlanan merkezi yönlendirmeli ağlarca kontrol edildiklerine şahit oluyoruz. İhanet ve bölücülük yolunda ilerlerken Cumhuriyet Halk Partisi’nin sosyal medya hesaplarını ele geçirip kaçan bu odaklar, herhangi bir fikir veya politika üretme yetkinliğine sahip olmadıkları gibi, bireysel paylaşımlarını bile birbirlerinden kopyalayarak, herkesin aynı mesajları vermesi yoluyla kamuoyunda yapay bir duygusal algı yaratmaya çalışıyorlar. Biliyoruz ki: Bu ayrılıkçı odaklar, kişisel hırslarının peşinde koşarken, çıkarlarının tükeneceği yeni bir araca sığınacaklardır. Bu bölücü güçlere ve yalnızca kendi konumunu düşünen figürlere naçizane bir tavsiyede bulunmak istiyorum: Birçoğunuz belki kandırıldığınızı fark etmeden bu ayrılıkçı odakların peşinden gitmiş olabilirsiniz. Ancak birçoğu, ayağındaki çoraptan bacağındaki dona kadar —hatta daha vahimi, başındaki ektirdiği saç tellerine kadar— Cumhuriyet Halk Partisi’nin imkanlarıyla geçinenlerle sizi aynı kefeye koymasam da… Lütfen siz de onların şahsi çıkarlarına hizmet etmeye devam etmeyin. Hepimiz şahit olacağız, siz de göreceksiniz: O kişisel çıkarlar için yüksek sesle bağıranlar, sizi orada da mahcup edecekler. Çünkü onlar siyasetten beslenmedikleri takdirde yaşam standartları düşecektir. Bayram ÇAĞLAYAN www.engozdehaber.com

YENİ PARTİ' NİN İLK HIRSIZLIK İCRAATI Haber

YENİ PARTİ' NİN İLK HIRSIZLIK İCRAATI

CHP ile Özgür Özel tarafından kurulan Yeni Parti arasındaki ayrılık, bu kez sosyal medya hesapları üzerinden ağır bir suçlamayla yeni bir boyuta taşındı. CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Deniz Demir, 24 Temmuz 2026’da yaptığı açıklamada, 2015 yılında açılan CHP TBMM Grubu’na ait resmi X (eski Twitter) hesabının kullanıcı adının değiştirilerek Yeni Parti’nin resmi hesabı haline getirildiğini ileri sürdü. Demir, bu durumu doğrudan “kurumsal hesapların çalınması” olarak niteledi. Açıklamada, söz konusu hesapta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dönemine ait paylaşımların ve videoların hâlâ durduğu belirtilerek, Yeni Parti’nin bu hesapları gasbederek kendi adına kullandığı vurgulandı. CHP cephesi, yaşananları tek bir hesapla sınırlı görmüyor. Parti kaynakları ve bazı haberlerde; SMS sistemleri, iletişim altyapısı ile bazı il ve ilçe teşkilatlarına ait sosyal medya hesaplarının da kullanıcı adlarının değiştirildiği ya da kontrolünün Yeni Parti’ye geçirildiği iddia ediliyor. Bu işlemler, CHP tarafından “sistematik hesap hırsızlığı” olarak nitelendiriliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan bazı siyasetçiler ve sosyal medya kullanıcıları, kurumsal hesapların kullanıcı adlarının değiştirilmesini “açık hırsızlık” ve “CHP’nin dijital kurumsal kimliğine yönelik gasp” olarak sert şekilde eleştirdi. Öte yandan Yeni Parti cephesine yakın bazı açıklamalarda, kullanılan isim ve hesaplarla ilgili yasal hakların kendilerinde olduğu savunularak hukuki süreç başlatılacağı ifade edildi. Sosyal medyada ise iki tarafın destekçileri arasında “hesap hırsızlığı” tartışmaları alevlendi. Yaşanan kriz, 2023 CHP Kurultayı’na ilişkin mahkeme kararlarının ardından başlayan parti içi ayrışmanın, 24 Temmuz 2026’da Özgür Özel ve yaklaşık 90 milletvekilinin istifasıyla kurulan Yeni Parti sonrasında “hesap çalma” suçlamalarıyla yeni bir boyuta taşındığını gösteriyor. Taraflar birbirlerini sosyal medya hesapları üzerinde usulsüz işlem ve hırsızlıkla suçlarken, hesapların hukuki ve teknik sahipliğine ilişkin nihai değerlendirmenin platform süreçleri ve olası yargı kararları sonrasında netleşmesi bekleniyor. HABER/editör www.engozdehaber.com

İmamoğlu ve Özel Arasında Yeni Parti Krizi Patladı: Genel Başkanlık Savaşı, Gizli İhanet İddiaları ve CHP'de Üçlü Bölünme! Haber

İmamoğlu ve Özel Arasında Yeni Parti Krizi Patladı: Genel Başkanlık Savaşı, Gizli İhanet İddiaları ve CHP'de Üçlü Bölünme!

Ankara ve Silivri hattında yürütülen kulislerde CHP'nin kaderi belirsizliğe sürükleniyor. Mutlak butlan kararı sonrası Özgür Özel'in "Ya bir yol bulacağız ya bir yol yapacağız" sözleri ve Ekrem İmamoğlu'nun benzer açıklamaları yeni parti hazırlıklarını işaret ederken, aralarındaki uyum iddialarına rağmen derin çatlaklar ortaya çıkıyor. Özel'e yakın kaynaklar, Fatih Atik'in aktardığı kulislere göre "Ekrem İmamoğlu yeni partide yok" diyor. İmamoğlu'nun Silivri'den genel başkanlık talebi ("Ben genel başkan olayım, Gökhan Günaydın grup başkanı, Özel cumhurbaşkanı adayı olsun") Özel'i rahatsız etmiş. Bu talep, yeni parti sürecinin ilk büyük krizi olarak yorumlanıyor. Bazı iddialara göre Özel, partiyi CHP'yi ileride geri almak için araç olarak kullanıyor. Kaos yaratan iddialar ve sosyal medya yankıları: İmamoğlu ve Özel arasında ideolojik ayrışma derinleşti. İmamoğlu "21. yüzyıl ANAP'ı, dört eğilimi barındıran Türkiye İttifakı" modelini isterken, Özel sol-sosyal demokrat çizgiyi koruma konusunda ısrarlı. Parti kurulmadan çatlaklar başladı. Sosyal medyada ağır suçlamalar: Bazı kullanıcılar İmamoğlu-Özel ekibini "Haluk Levent üzerinden para aklama", FETÖ bağlantıları ve hatta "ufak kızlarla jetlerde, Kıbrıs'ta grup" gibi iddialarla hedef alıyor. Bir kullanıcı yeni partiye "Yalan Dolan Partisi (YP)" ismi önererek "Eş başkanlar Fino Özel ve mahkum FETÖ'cü İmamoğlu" diye dalga geçti. İmamoğlu CHP'yi bilinçli parçalıyor, tarih Demirel-Cindoruk örneğini tekrarlıyor. Özel'in ekibi İmamoğlu'nu dışlarken, Silivri'den baskı yapıldığı, hatta "casusluk" veya yolsuzluk soruşturmalarının yeni parti sürecini etkilemek için kullanıldığı öne sürülüyor. Gelişmeler yakından takip ediliyor; siyasetin sıcak yazı devam ediyor. Bu iddiaların doğruluğu resmi açıklamalarla netleşecek, ancak kulisler ve sosyal medya kaosu şimdiden zirveye ulaştı. Haber/editör www.engozdehaber.com

''Artık Aramızda Kalmayacak'' Biz adabımızdan sustuk, siz ahlaksızlığınızı haklılık sandınız öyle mi?” Haber

''Artık Aramızda Kalmayacak'' Biz adabımızdan sustuk, siz ahlaksızlığınızı haklılık sandınız öyle mi?”

Artık susma zamanı değil. Sizin ahlaksızlığınızı kandırarak büyütenlerin hakaretine cevap verme vaktidir. 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığıyla başlayan sinsi planlarınızı tarihsel bağlamıyla anlatıyorum. Bu ihanet şebekesi, atalarından feyz almış olsa gerek ki. Tıpkı 1512’de Anadolu’da yapılan katliamlar, 1560’larda Pir Sultan Abdal’a kurulan ihanet tuzağı ve 1993’teki Sivas Madımak katliamı gibi… O kirli zihniyet, 2023’te Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan ihanetle bir kez daha kendini gösterdi. Tarihin karanlık sayfalarında yerinizi çoktan aldınız; içimizi sızlatan ihanet şebekesi olmanız değil de, içimizdeki kandırdığınız kitlelerin ihaneti ve algıyla yönettiğiniz iftiralarınıza karşıda Savaş başlatacağız . Sizi fark etmek ve sizinle mücadele etmek zor değil. En acısı ise sosyolojik boyuttaki yanılttığınız kitlelere karşı vereceğimiz bu mücadeledir. “Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanı adayı olursa kazanır” söylemiyle gönül bağı kurduğunuz kitleyi entrikalarla kandırdınız. Seçim süreci dâhil her aşamada kendi şahsi siyasi ikbaliniz için mücadele ettiğinizi, benim gibi yüz binlerce insan şahit oldu. Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybettirip, Atatürk’ün partisi CHP’yi geçmişinizden gelen muhafazakâr-liberal, insani değerlerden uzak zihniyetinizle kolayca işgal edeceğinizi sandınız. Bir nebze başardınız da… Ama unutmayın: İhanet sürecinde aramızda kalsın, kazanıyoruz. Söyleminiz aslında sadece sizin şahsi ikbaliniz ve kindarlığınızın kazandığı bir anekdottan öteye gitmediğini biliyorduk. Aramızda kalsın Kazanıyoruz Dediğiniz anda bile entrikalar peşinde olduğunuzu gözlerinizden okuyorduk. Nitekim 4 saat sonra “değişim” talebiyle ihanet planınızın ikinci aşamasını devreye soktunuz. Desiseleriniz, sahte tebessümleriniz ve rolleriniz maalesef bir süre kabul gördü. Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığı makamı benim için siyasi olandan öte, sosyolojik ve duygusal açıdan çok önemlidir. Ahde vefa olmadan, sadece kariyer planlaması için siyaset yaptığınızı gördük. İçimizdeki tehlikeyi, yabancılaşmayı fark ettik. Seçimi kaybettirdikten sonra başlattığınız aşağılık hakaret, iftira ve karalama kampanyasıyla, satın aldığınız kalemler, esir aldığınız medya ve kiraladığınız trollerle toplumun sosyolojik dengesini bozdunuz. Tıpkı 1512 katliamının destekçilerinin çoğunlukta olması gibi… Tıpkı 1560’larda Pir Sultan Abdal’a taş atanların kendi içinden çıkması gibi… Öfkenizi o kadar büyüttünüz ki, 1993’te Madımak’ta diri diri yanan canlarımızın çığlıklarına kayıtsız kalan kirli zihniyetin mirasçıları oldunuz. Asıl unutulmaması gereken şudur: 2023’te öyle bir siyasi intikam aldınız ki, ecdadınızın cibilliyetindeki nefreti Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı adayı olmasına tahammül edemediniz. Kemal Kılıçdaroğlu’nu mezhepsel olarak hedef aldığınızı, seçimi kaybettirerek kendi kariyer planlarınızı gerçekleştirdiğinizi çok iyi biliyoruz. Sinsi davranışlarınızı, onun sosyolojisine ve topluma aksi yönde anlattınız. Karaktersiz tutumunuz karşısında suskun kalmamızın sebebi, Partimize zarar vermemek içindi. Biz edebimizden gelen sabır ve saygıyı gösterdik, siz edepsizliği başarı sandınız. Öyle ki, Kemal Kılıçdaroğlu’na hakaret ettirmeyi bir gereklilik haline getirdiniz; tıpkı Hızır Paşa’nın Pir Sultan Abdal’a taş attırması gibi… Sizin geçmişinizdeki nefret ve kini anlıyorum. Ama ihanetinizde ortak ettiğiniz kişilere ve o güruha acıyorum. Bizim için siyasal mücadele bir şereftir; sizin onursuzluğunuza karşı ses çıkarmak ise bir görev. Teknoloji çağından ve sosyal medya trollerinizden istifade ederek yarattığınız algıyı yıkmak, bizim boynumuzun borcudur. Tıpkı 1512’deki ihaneti, 1560’taki zulmü ve 1993’teki katliamı unutmadığımız gibi, 2023 ihanetinizi ve sizi destekleyenleri de asla unutmayacağız. Artık susmayacağız. İhanetlerinizi ve entrikalarınızı tarihe not düşmeye devam edeceğiz. Siz ideolojik ve siyasal bir cinayetin elebaşısınız. Kandırmaya çalıştığınız masum kitleler, sinsi oyunlarınızla ikna ettiğiniz geçici bir gruptan ibarettir. Bir gün siz de, sizin kandırdıklarınızda göreceksiniz! Ama tarih sizi ideolojik ceddiniz gibi lanetle anacak. Artık aranızda kalmadı ‘’SİZDE KAYBEDECEKSİNİZ’’ www.engozdehaber.com Haber/ Yorum : Editör

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.