SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#İhanet

- İhanet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İhanet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BU MİLLETE İHANETİN BİR RESMİ! BU REZALETİN FAİLLERİ İKİ KAYIP ARANIYOR... Haber

BU MİLLETE İHANETİN BİR RESMİ! BU REZALETİN FAİLLERİ İKİ KAYIP ARANIYOR...

Ardahan’ın Hanak ilçesine bağlı on köyün yolu, köstebek yuvasına dönmüş bir labirent tüneline dönüşmüştür. Bu manzara, halka hizmet götürmekten aciz bir zihniyetin, yıllardır süren ihmalinin ve açık ihanetinin en utanç verici belgesidir. Bu esersizlik, bu çürümüşlük ve bu ihanet kimin? Ardahan’da iki ayrı siyasi partiden iki milletvekili vardır. AKP’li olanı, toplumsal gerçeklikten tamamen kopmuş, iktidarın konforuna gömülmüş, halkın çilesini görmeyen bir acizlik içindedir. Diğeriyse ayrılıkçıların peşinde sürüklenen, şahsi ikbalini her şeyin üstüne koyan, halka hizmet götürmekten aciz bir kariyer peşinde koşanın ta kendisidir. İkisi de aynı çukurda buluşur: Topluma hizmet etmek yerine kendi çıkarını kollayan, halkın yükünü omuzlayamayan, hizmet üretmekten aciz bir siyaset anlayışı. Bu yollar yıllardır yama bile görmemiş, her yağmurda daha da derinleşmiş, araçları parçalayan, insan hayatını tehlikeye atan bir felaket hâline gelmiştir. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve Karayolları Müdürlüğü de bu acizliğin ortağıdır. Görevi halka hizmet götürmek olan kurumlar, bu kadar basit bir asfalt işini bile beceremeyecek kadar aciz ve sorumsuzdur. AKP Ardahan milletvekili, iktidarın gölgesinde rehavete gömülmüş, halkın günlük çilesine bigâne kalmış bir acizlik örneğidir. Ayrılıkçı vekil Özgür Erdem İncesu ise sosyete hayatının ve halktan kopuk siyasetin içinde, bu sefaleti görmezden gelmeyi tercih eden, halka hizmet götürmekten aciz bir siyasetçidir. İkisi de aynı noktada birleşir: Hizmet üretmek yerine ihanet üretmek. Hanak’ın köylerinden geçen bu yollar, sadece bozulmuş asfalt değildir. Bu yollar, halka hizmet götürmekten aciz olanların, vefayı unutanların ve ihaneti meslek edinenlerin yüzüne vurulmuş en sert tokatdır. HABER/editör www.engozdehaber.com

Desiselikleri Aramızda kalmasın Haber

Desiselikleri Aramızda kalmasın

İçimize sızmış bir adamdan bahsediyorum. Siyaset sahnesine Anavatan Partisi Gençlik Kolları’nda adım atmış, sonra AKP’den meclis üyesi adayı olabilmek için o kapının eşiğini aşındırmış, AKP’li cumhurbaşkanına yedi bin dolar bağış yapıp yaranmak için her türlü taklayı atmış… Ne var ki AKP’de bile yer bulamayınca, maalesef Cumhuriyet Halk Partisi’ne sızmayı başarmış bir figür. Her devrin güç odağına yanaşma refleksini kuzu postu altında ustalıkla sergileyen, bugün “karşısında durduğu”nu iddia ettiği siyasal İslamcılarla bile ortak bağlar kurup onlara özenen, Türkiye siyasetinin en desise karakteri… Bizans oyunlarıyla, uzaktan talimatlarla büyütüldüğü yere en büyük ihaneti eden bir şahsiyet. Duruş göstergesi olarak güler yüzlü, yapı olarak sinsi; kendi ikbalini her şeyin üstünde tutan bir tip. Saf değiştirmekten öyle ustadır ki, dönerken bile kendini haklı göstermenin planını önceden kurar. Bugün Atatürkçülük ve sosyal demokratlık kılıfına bürünmüş bu “adam”, bir dönem Fethullah Hoca’nın kanalında spor yorumculuğu bile yapmış, o günün konjonktürüne göre Fenerbahçe’ye kurulan kumpası açıkça desteklemiş, siyasete göz kırparken her yere yaranmak uğruna Samanyolu TV’de spor programı sunmuş bir çift karakterdir. Derinlemesine bakıldığında en büyük kandırmacayı sosyal demokratlara ve Atatürkçü kitleye yapmayı başarmıştır. Kolay ihanet edebilen bu adam, İBB seçimlerini kazandığında CHP örgütünü ve yönetim kadrosunu sosyal demokratlardan oluşturacağı beklentisini boşa çıkarmış; ideolojik ve karakter olarak benzediği muhafazakâr isimleri kadroya yerleştirmiş, sosyal demokrat emekçi gençleri ise otoban kenarında, ağaç işlerinde, metro tuvaletlerinde ve vasıfsız işlerde “görüntü olsun” diye kullanmıştır. Başlarına da AKP’li, İYİ Partili, Demokrat Partili ya da Karadeniz lobisinden birilerini getirmiştir. Bütün sosyal demokratlar buna şahit… Ama adam o kadar aşırı desise biridir ki, karıncayı incitmeden geçer; yetime acır gibi sosyal demokratlara yalandan acıyarak tebessüm eder. Bu desise adamın Atatürkçülere, sosyal demokratlara ve yurtsever kitleye attığı ilk kazık da değildi, son da olmayacaktı. Ülkenin görebileceği en iki yüzlü figür, en büyük ahlaksızlığını 2023 seçimlerinde oynadığı Bizans oyunlarıyla sergiledi. İçine sızdığı ve kendisine sahip çıkan Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı, sosyal demokratların desteğiyle kazandığı belediyenin kamu gücüyle satın aldığı medya yüzlerini ve esir aldığı medyayı kullanarak hakaret, aşağılama ve itibar suikastı operasyonu yürüttü. Binlerce sosyal medya trolüyle “elini ayağını öpeceği” Kılıçdaroğlu’na algı operasyonu yaptırdı. Bu oyunda büyük ölçüde başarılı olsa da asıl başarısı, 1560’lardaki gibi düşmanı olduğu meşrebin mensuplarını dostuna düşman ettirmeyi başaran o karaktersizlikti. Bu Bizans oyunlarının üstadı olan kişiliksiz adamın son numarası ise ayrılıkçı elebaşı konumuna çıkarak içine sızdığı Cumhuriyet Halk Partisi’ni bölme ve parçalama çabası oldu. Doğruya doğru demek gerekirse: Ayrılıkçı ihanetinde kullandığı ve kandırdığı tüm kitleleri, daha önce muhafazakâr ideolojiye yaranmak için yapmadığı o büyük alçaklığı bu kez şahsını kurtarmak için yaptığını biliyoruz. Tarih, bu Bizans oyunlarının ustaların ustası desise adamı bir gün — ve o gün çok uzak değil — kandırdığı, yanılttığı ve kullandığı o insanlar tarafından bile lanetle anılacak bir isim olarak yazacaktır. Bayram Çağlayan engozdehaber.com

Yeni Parti’ye FETÖ Desteği: Eski Oyun, Yeni Ambalaj. CHP’yi Hedef Alan Firarilerin Sevinci, Maskeyi Düşürdü Haber

Yeni Parti’ye FETÖ Desteği: Eski Oyun, Yeni Ambalaj. CHP’yi Hedef Alan Firarilerin Sevinci, Maskeyi Düşürdü

Yine mi aynı oyun? Yine mi aynı yüzler? Firari FETÖ’cülerin ekranlara çıkıp “Yeni Parti’yi destekliyorum”, “CHP defteri kapanmalı”, “artık ana muhalefet olduk” diye nutuk atması tesadüf mü sandınız? Hayır. Bu, 15 Temmuz’dan beri süren aynı kirli senaryonun yeni perdesidir. Tarık Toros, Emre Uslu, Cevheri Güven… Bunlar kim? Türkiye’ye ihanet eden, darbe girişimine bulaşan, ardından yurtdışına kaçıp oradan halkı kışkırtan, yargıyı ve demokrasiyi hedef alan isimler. Şimdi aynı isimler, Özgür Özel’in partisini “alkışlıyoruz, destekliyoruz” diyerek meşrulaştırmaya çalışıyor. Daha da beteri, “CHP unutulup gidecek partilerden biri olmalı” diyecek kadar pervasızlaşmışlar. Bu destek, Yeni Parti’nin masum bir siyasi hareket olduğu anlamına gelmez. Tersine, FETÖ’nün yıllardır kullandığı klasik yöntemdir: Muhalefeti parçala, CHP’yi zayıflat, “yeni” diye yutturulan yapılara sız, sonra da “bakın, biz de demokrasi istiyoruz” maskesi tak. 2013’ten beri aynı taktik. 2016’dan beri aynı kumpas. Şimdi de aynı dil. CHP, Türkiye’nin en köklü, en dirençli, en milli partidir. Ne darbe artığı firarilerin, ne de onların yurtdışından yönettiği sanal muhalefetin “onayına” ihtiyacı vardır. Bu adamların “parti onaylandı, kuruldu, ana muhalefet olduk” diye sevinmesi, aslında CHP’ye ve Cumhuriyet’e duydukları kin ve korkunun ifadesidir. Çünkü biliyorlar ki CHP ayakta kaldığı sürece, FETÖ’nün Türkiye’yi ele geçirme hayali gerçekleşmeyecek. Bu destek, Yeni Parti’nin meşruiyetini değil, şüpheyi artırır. Kimlerle aynı safta duruyorsanız, o safın rengi bellidir. Firari FETÖ’cülerin alkışladığı bir yapıya “muhalefet” demek, halkı aldatmaktır. CHP’nin defteri kapanmaz. CHP unutulmaz. CHP, bu ülkenin demokratik direniş hattıdır. Ve o hat, ne kaçakların, ne de onların kuklalarının oyununa gelmez. Bu kadar net.

Hepimiz şahit olacağız, siz de göreceksiniz: Haber

Hepimiz şahit olacağız, siz de göreceksiniz:

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı’nda delegelerin iradesini zedeleyerek itibar kaybedenlerin başlattığı ayrılıkçı süreç, partideki “arınma” vurgularının ardından zaten hız kazanmıştı. CHP’nin temel prensipleriyle bağdaşmayan siyasi şahsiyetlerin bu bölücü yaklaşımı, 38. Olağan Kurultayı sakatlayarak elde ettikleri seçim zaferinin ardından; hakaret, iftira ve onur kırıcı söylemlerle toplumun siyaset algısını değiştirme girişimlerinde belli bir ölçüde başarılı olmuşlardı. Özellikle belli bir kesimin yoğun ilgi gösterdiği medyayı yönlendiren ve kamu kaynaklarıyla desteklenenlerin, sosyal medya trolleri üzerinden kurduğu algı operasyonu yine hedefine ulaşmıştı. Anadolu’nun tarih boyunca “en büyük iç ihanet” olarak tanımladığı 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki parti içi ihanetin şifreleri… “Aramızda kalsın, kazanıyoruz” şeklindeki telkinlerin ve vicdanlarda hâlâ derin yaralar açan o sinsi sloganın uygulamaya geçmesiyle beraber; vefasızca ve ahlak dışı organize saldırılarla, kamu gücünü de arkasına alan ve sosyal demokrat ideolojiyle çelişen bu isimler, Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri tarafından tescillendiler. Cumhuriyet Halk Partisi’nin 37. Kurultay’da seçilen Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun göreve gelişiyle birlikte dile getirdiği “Arınacağız, mutlaka arınacağız. Kötülerden arınacağız, işbirlikçilerden arınacağız, iftiracılardan arınacağız, ihanetçilerden arınacağız” sözlerinin ardından, ihanet şebekesinin üyeleri parti içerisindeki ayrılıkçı faaliyetlerini daha da hızlandırmışlardı. Neticede, Anadolu topraklarında yüzyıllardır en büyük iç ihanet sayılan eylemleri gerçekleştirenler, ayrılıkçı tavırlarıyla bile toplumda “haklıyız” imajı yaratmaya çalışarak Cumhuriyet Halk Partisi’nden “arınarak” ayrıldılar. Kurumsal bir yapıya sahip olmayan, söylemleri henüz netleşmemiş, ülke ve dünya gerçeklerinden kopuk, tamamen kişisel ikbal ve menfaatler üzerine kurulu bu siyasi oluşumun bileşenlerinin, Türkiye siyasetindeki “trol” olarak tanımlanan merkezi yönlendirmeli ağlarca kontrol edildiklerine şahit oluyoruz. İhanet ve bölücülük yolunda ilerlerken Cumhuriyet Halk Partisi’nin sosyal medya hesaplarını ele geçirip kaçan bu odaklar, herhangi bir fikir veya politika üretme yetkinliğine sahip olmadıkları gibi, bireysel paylaşımlarını bile birbirlerinden kopyalayarak, herkesin aynı mesajları vermesi yoluyla kamuoyunda yapay bir duygusal algı yaratmaya çalışıyorlar. Biliyoruz ki: Bu ayrılıkçı odaklar, kişisel hırslarının peşinde koşarken, çıkarlarının tükeneceği yeni bir araca sığınacaklardır. Bu bölücü güçlere ve yalnızca kendi konumunu düşünen figürlere naçizane bir tavsiyede bulunmak istiyorum: Birçoğunuz belki kandırıldığınızı fark etmeden bu ayrılıkçı odakların peşinden gitmiş olabilirsiniz. Ancak birçoğu, ayağındaki çoraptan bacağındaki dona kadar —hatta daha vahimi, başındaki ektirdiği saç tellerine kadar— Cumhuriyet Halk Partisi’nin imkanlarıyla geçinenlerle sizi aynı kefeye koymasam da… Lütfen siz de onların şahsi çıkarlarına hizmet etmeye devam etmeyin. Hepimiz şahit olacağız, siz de göreceksiniz: O kişisel çıkarlar için yüksek sesle bağıranlar, sizi orada da mahcup edecekler. Çünkü onlar siyasetten beslenmedikleri takdirde yaşam standartları düşecektir. Bayram ÇAĞLAYAN www.engozdehaber.com

ÖZEL'DEN SARAYLA   ANLAŞMALI BÖLME OPERASYONU Haber

ÖZEL'DEN SARAYLA ANLAŞMALI BÖLME OPERASYONU

“Gerçek CHP Kılıçdaroğlu'yla dimdik ayakta, bu bölücüler kısa sürede unutulacak” tepkileri yükseliyor. Özel ekibini “parti haini” olarak nitelendiriyor. Bu ihanet girişimi CHP tarihine kara leke olarak geçecek. Kemal Kılıçdaroğlu ve gerçek CHP'liler, bu oyunu bozacak güce sahip. Yeni parti macerası, sarayın ekmeğine yağ sürecek bir bölücülük hareketi olmaktan öteye gidemeyecek! “Bölünmüş CHP = Zayıf muhalefet” hesabının masada olduğu iddia ediliyor. 68 vekil yalanı ortaya çıktı! Birçok milletvekili “Bu ihanete ortak olmayız, Kılıçdaroğlu'nun yanındayız” diyerek geri çekiliyor. Özel'in yalnız kalacağı ve yeni partisinin kısa sürede eriyeceği konuşuluyor. Bazı il başkanları ve delegeler Özel'i açıkça “parti haini, koltuk sevdalısı” olarak suçluyor. “Gerçek CHP'yi dinamitleyip saraya hizmet ediyorlar” tepkisi ayyuka çıkıyor. Bu bölme girişimi, sadece CHP'yi değil, tüm muhalefeti bitirme projesinin ilk adımı! Kılıçdaroğlu'nun tecrübesi, birleştirici duruşu ve halk nezdindeki ağırlığı, sarayı ve Özel ekibini korkutuyor. Bu yüzden partiyi içinden vurup, belediyeleri bir bir teslim almak istiyorlar. CHP tabanı öfkeyle ayağa kalkıyor: “Kılıçdaroğlu'na ihanet edenler tarih tarafından lanetlenecek! Bu ihanet çetesi başarılı olamayacak! Kemal Kılıçdaroğlu ve gerçek CHP'liler dimdik ayakta. Özgür Özel ve yanındakiler, CHP tarihine “bölücü hainler” olarak geçecek. Bu oyun bozulacak, gerçek CHP kazanacak! Amaç: Kılıçdaroğlu gibi tecrübeli ve tehlikeli bir lideri saf dışı bırakmak, CHP’yi kontrol edilebilir küçük parçalara ayırmak. “68 vekil” tamamen yalan ve psikolojik harp! Birçok vekil ve il başkanı “Biz bu oyuna gelmeyiz, bu ihanet” diyor. Bazılarının Özel’e “tehditle” yanaştırıldığı bile konuşuluyor. Bu planın arkasında, belediyeleri tek tek teslim alma, yerel kaynakları kurutma ve olası erken seçimde Kılıçdaroğlu'nu yalnız bırakma hesabı var. Tabanda öfke büyüyor: “Kılıçdaroğlu varken ihanet yok!” sloganı hızla yayılıyor.Terörsüz Türkiye süreci Meclis’te ilerlerken, bu bölme operasyonu tam da kritik bir döneme denk getirildi. Tesadüf olmadığı aşikar. Kemal Kılıçdaroğlu’nun tecrübesi ve gerçek CHP’lilerin direnciyle bu komplo çökecek, parti onurunu ve birliğini koruyacak. Gelişmeler yakından takip ediliyor. HABER/editör www.engozdehaber.com

Butlana Düşenler 2023 Seçimini Açık Hedef Alarak İftiraya Başladılar Haber

Butlana Düşenler 2023 Seçimini Açık Hedef Alarak İftiraya Başladılar

Butlana düşenler, ihanet ettikleri 2023 seçimlerine şimdi de maddi iftiralarla saldırmaya başladılar. Gazeteci Şaban Sevinç’in iddialarına dayanarak servis edilen bu haber, tam da Cumhuriyet Halk Partisi’ni işgale kalkışanların, 2023’teki büyük ihanetin hesabını verememenin verdiği çaresizlikle başlattıkları bir karalama kampanyasının yeni halkasıdır. İddia edilenlere göre Nafer Çapar adlı iş adamı, 2023’teki İzmir mitingi ve diğer CHP organizasyonlarını ihalesiz, pazarlıksız şekilde üstlenmiş. Mitingin 5 milyon liraya yapılabileceği söylenirken kendisine 35 milyon lira fatura kesildiği öne sürülüyor (o günkü kurla yaklaşık 1.8 milyon dolar, bugünkü kurdan 80-85 milyon lira). Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı için açılan bağış hesaplarında toplanan yaklaşık 31 milyon doların (bugünkü kurla 1.5 milyar TL civarı) akıbeti sorgulanıyor ve bir kısmının Çapar’a aktarıldığı iddia ediliyor. Hatta Çapar’ın 2023’te CHP organizasyonlarından bugünkü kurla 723 milyon lira kazandığı ileri sürülüyor. Cumhuriyet Halk Partisi Sözcüsü Müslim Sarı ise bu iddialara karşı 145 milyon liranın ödendiğini ve bunun “ortalamaların altında” bir harcama olduğunu belirterek savunma yapıyor. Haber, Kılıçdaroğlu yönetiminin ofis ve diğer giderlerini de aynı isim üzerinden karşılattığı iddialarını da devreye sokuyor. Bu yazılar, 2023 seçimlerinde verdikleri sözü tutmayıp partiyi ele geçirmeye yeltenenlerin, o büyük ihanetin utancını örtbas etmek için tuttukları yolun ta kendisidir. Trol hesaplar ve satın alınmış medya eliyle sürdürülen bu maddi iftira kampanyası, gerçekte CHP’nin o dönemki mücadelesine, emek veren milyonlara ve ahde vefaya yapılmış yeni bir saldırıdır. İhanetlerinin bedelini ödeyemeyenler, şimdi de 2023’ün onurlu direnişini karalamaya çalışıyor. Ama tarih yazıyor: Sözünde durmayanlar er ya da geç millet nezdinde de, vicdanlarda da mahkûm olacaktır.

''Artık Aramızda Kalmayacak'' Biz adabımızdan sustuk, siz ahlaksızlığınızı haklılık sandınız öyle mi?” Haber

''Artık Aramızda Kalmayacak'' Biz adabımızdan sustuk, siz ahlaksızlığınızı haklılık sandınız öyle mi?”

Artık susma zamanı değil. Sizin ahlaksızlığınızı kandırarak büyütenlerin hakaretine cevap verme vaktidir. 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığıyla başlayan sinsi planlarınızı tarihsel bağlamıyla anlatıyorum. Bu ihanet şebekesi, atalarından feyz almış olsa gerek ki. Tıpkı 1512’de Anadolu’da yapılan katliamlar, 1560’larda Pir Sultan Abdal’a kurulan ihanet tuzağı ve 1993’teki Sivas Madımak katliamı gibi… O kirli zihniyet, 2023’te Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan ihanetle bir kez daha kendini gösterdi. Tarihin karanlık sayfalarında yerinizi çoktan aldınız; içimizi sızlatan ihanet şebekesi olmanız değil de, içimizdeki kandırdığınız kitlelerin ihaneti ve algıyla yönettiğiniz iftiralarınıza karşıda Savaş başlatacağız . Sizi fark etmek ve sizinle mücadele etmek zor değil. En acısı ise sosyolojik boyuttaki yanılttığınız kitlelere karşı vereceğimiz bu mücadeledir. “Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanı adayı olursa kazanır” söylemiyle gönül bağı kurduğunuz kitleyi entrikalarla kandırdınız. Seçim süreci dâhil her aşamada kendi şahsi siyasi ikbaliniz için mücadele ettiğinizi, benim gibi yüz binlerce insan şahit oldu. Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybettirip, Atatürk’ün partisi CHP’yi geçmişinizden gelen muhafazakâr-liberal, insani değerlerden uzak zihniyetinizle kolayca işgal edeceğinizi sandınız. Bir nebze başardınız da… Ama unutmayın: İhanet sürecinde aramızda kalsın, kazanıyoruz. Söyleminiz aslında sadece sizin şahsi ikbaliniz ve kindarlığınızın kazandığı bir anekdottan öteye gitmediğini biliyorduk. Aramızda kalsın Kazanıyoruz Dediğiniz anda bile entrikalar peşinde olduğunuzu gözlerinizden okuyorduk. Nitekim 4 saat sonra “değişim” talebiyle ihanet planınızın ikinci aşamasını devreye soktunuz. Desiseleriniz, sahte tebessümleriniz ve rolleriniz maalesef bir süre kabul gördü. Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığı makamı benim için siyasi olandan öte, sosyolojik ve duygusal açıdan çok önemlidir. Ahde vefa olmadan, sadece kariyer planlaması için siyaset yaptığınızı gördük. İçimizdeki tehlikeyi, yabancılaşmayı fark ettik. Seçimi kaybettirdikten sonra başlattığınız aşağılık hakaret, iftira ve karalama kampanyasıyla, satın aldığınız kalemler, esir aldığınız medya ve kiraladığınız trollerle toplumun sosyolojik dengesini bozdunuz. Tıpkı 1512 katliamının destekçilerinin çoğunlukta olması gibi… Tıpkı 1560’larda Pir Sultan Abdal’a taş atanların kendi içinden çıkması gibi… Öfkenizi o kadar büyüttünüz ki, 1993’te Madımak’ta diri diri yanan canlarımızın çığlıklarına kayıtsız kalan kirli zihniyetin mirasçıları oldunuz. Asıl unutulmaması gereken şudur: 2023’te öyle bir siyasi intikam aldınız ki, ecdadınızın cibilliyetindeki nefreti Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı adayı olmasına tahammül edemediniz. Kemal Kılıçdaroğlu’nu mezhepsel olarak hedef aldığınızı, seçimi kaybettirerek kendi kariyer planlarınızı gerçekleştirdiğinizi çok iyi biliyoruz. Sinsi davranışlarınızı, onun sosyolojisine ve topluma aksi yönde anlattınız. Karaktersiz tutumunuz karşısında suskun kalmamızın sebebi, Partimize zarar vermemek içindi. Biz edebimizden gelen sabır ve saygıyı gösterdik, siz edepsizliği başarı sandınız. Öyle ki, Kemal Kılıçdaroğlu’na hakaret ettirmeyi bir gereklilik haline getirdiniz; tıpkı Hızır Paşa’nın Pir Sultan Abdal’a taş attırması gibi… Sizin geçmişinizdeki nefret ve kini anlıyorum. Ama ihanetinizde ortak ettiğiniz kişilere ve o güruha acıyorum. Bizim için siyasal mücadele bir şereftir; sizin onursuzluğunuza karşı ses çıkarmak ise bir görev. Teknoloji çağından ve sosyal medya trollerinizden istifade ederek yarattığınız algıyı yıkmak, bizim boynumuzun borcudur. Tıpkı 1512’deki ihaneti, 1560’taki zulmü ve 1993’teki katliamı unutmadığımız gibi, 2023 ihanetinizi ve sizi destekleyenleri de asla unutmayacağız. Artık susmayacağız. İhanetlerinizi ve entrikalarınızı tarihe not düşmeye devam edeceğiz. Siz ideolojik ve siyasal bir cinayetin elebaşısınız. Kandırmaya çalıştığınız masum kitleler, sinsi oyunlarınızla ikna ettiğiniz geçici bir gruptan ibarettir. Bir gün siz de, sizin kandırdıklarınızda göreceksiniz! Ama tarih sizi ideolojik ceddiniz gibi lanetle anacak. Artık aranızda kalmadı ‘’SİZDE KAYBEDECEKSİNİZ’’ www.engozdehaber.com Haber/ Yorum : Editör

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.