SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Cumhuriyet

- Cumhuriyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhuriyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeni Parti’ye FETÖ Desteği: Eski Oyun, Yeni Ambalaj. CHP’yi Hedef Alan Firarilerin Sevinci, Maskeyi Düşürdü Haber

Yeni Parti’ye FETÖ Desteği: Eski Oyun, Yeni Ambalaj. CHP’yi Hedef Alan Firarilerin Sevinci, Maskeyi Düşürdü

Yine mi aynı oyun? Yine mi aynı yüzler? Firari FETÖ’cülerin ekranlara çıkıp “Yeni Parti’yi destekliyorum”, “CHP defteri kapanmalı”, “artık ana muhalefet olduk” diye nutuk atması tesadüf mü sandınız? Hayır. Bu, 15 Temmuz’dan beri süren aynı kirli senaryonun yeni perdesidir. Tarık Toros, Emre Uslu, Cevheri Güven… Bunlar kim? Türkiye’ye ihanet eden, darbe girişimine bulaşan, ardından yurtdışına kaçıp oradan halkı kışkırtan, yargıyı ve demokrasiyi hedef alan isimler. Şimdi aynı isimler, Özgür Özel’in partisini “alkışlıyoruz, destekliyoruz” diyerek meşrulaştırmaya çalışıyor. Daha da beteri, “CHP unutulup gidecek partilerden biri olmalı” diyecek kadar pervasızlaşmışlar. Bu destek, Yeni Parti’nin masum bir siyasi hareket olduğu anlamına gelmez. Tersine, FETÖ’nün yıllardır kullandığı klasik yöntemdir: Muhalefeti parçala, CHP’yi zayıflat, “yeni” diye yutturulan yapılara sız, sonra da “bakın, biz de demokrasi istiyoruz” maskesi tak. 2013’ten beri aynı taktik. 2016’dan beri aynı kumpas. Şimdi de aynı dil. CHP, Türkiye’nin en köklü, en dirençli, en milli partidir. Ne darbe artığı firarilerin, ne de onların yurtdışından yönettiği sanal muhalefetin “onayına” ihtiyacı vardır. Bu adamların “parti onaylandı, kuruldu, ana muhalefet olduk” diye sevinmesi, aslında CHP’ye ve Cumhuriyet’e duydukları kin ve korkunun ifadesidir. Çünkü biliyorlar ki CHP ayakta kaldığı sürece, FETÖ’nün Türkiye’yi ele geçirme hayali gerçekleşmeyecek. Bu destek, Yeni Parti’nin meşruiyetini değil, şüpheyi artırır. Kimlerle aynı safta duruyorsanız, o safın rengi bellidir. Firari FETÖ’cülerin alkışladığı bir yapıya “muhalefet” demek, halkı aldatmaktır. CHP’nin defteri kapanmaz. CHP unutulmaz. CHP, bu ülkenin demokratik direniş hattıdır. Ve o hat, ne kaçakların, ne de onların kuklalarının oyununa gelmez. Bu kadar net.

ÖZGÜR ÖZEL VE PARTİLİ ÇETELERİNDEN ATATÜRK POSTERİNE AHLAKSIZLIK! Haber

ÖZGÜR ÖZEL VE PARTİLİ ÇETELERİNDEN ATATÜRK POSTERİNE AHLAKSIZLIK!

Kayseri’de, Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti’nin il binası açılış hazırlıkları sırasında yaşanan skandal, Türkiye’nin ortak hafızasına ve Cumhuriyet’in temel ilkelerine açık bir darbe niteliği taşıyor. İl binası önüne asılan Atatürk posterinin ortasında yer alan “Altı Ok” amblemi, partililer tarafından makasla kesilerek sökülüp atıldı. O anlar çevredeki vatandaşlar tarafından saniye saniye kaydedildi ve sosyal medyada hızla yayıldı. Bu, basit bir “poster düzenlemesi” ya da “provokasyon” bahanesiyle geçiştirilecek bir olay değildir. Atatürk’ün yakasına ya da posterin merkezine yerleştirilmiş Altı Ok; cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve inkılapçılık ilkelerinin simgesidir. Bu sembolü makasla kesmek, Atatürk’ün mirasına, Cumhuriyet’in kurucu değerlerine ve Türk milletinin ortak tarihine yöneltilmiş bilinçli bir saldırıdır. Bunu “bizim partimizin amblemi değil” diyerek meşrulaştırmaya çalışmak, tarihe ve akla karşı düpedüz bir saygısızlıktır. Yeni Parti yetkililerinin sonradan “provokasyon” açıklamaları yapması, olayı daha da ağırlaştırıyor. Kameralara yansıyan görüntüler net: Kesme işlemi, açılış ve süsleme çalışmaları sırasında partililer tarafından gerçekleştirildi. Sonradan “biz yapmadık, başkası yaptı” demek, suçu örtbas etme çabasından başka bir şey değildir. Bu tür bir eylemi gerçekleştirenlerin partiden derhal ihraç edilmesi ve adli mercilere sevk edilmesi gerekirken, olayın üstünü örtme girişimleri, sorumluluğu daha da büyütüyor. CHP Kayseri İl Teşkilatı ve birçok cumhuriyetçi kesim olaya sert tepki gösterdi. Haklı olarak vurgulandığı gibi, Altı Ok’a uzanan makas ya da bıçak, sadece bir parti sembolüne değil, Cumhuriyet’in hafızasına saplanmış bir yaradır. Atatürk’ün posterini asıp, onun temsil ettiği ilkeleri kesip atmak, ikiyüzlülüğün ve tarih bilmezliğin en çarpıcı örneklerinden biridir. Bu olay, Türkiye’de siyasi atmosferin ne denli gerildiğini ve bazı çevrelerin Cumhuriyet değerlerini ne kadar rahatlıkla hedef alabildiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Atatürk’ün adını anıp, ilkelerini makasla kesenler, kendi meşruiyetlerini de kendi elleriyle zedelemişlerdir. Bu skandalın sorumluları kamuoyu önünde hesap vermeli, yargı süreci işletilmeli ve benzeri saygısızlıkların tekrarlanmaması için net bir mesaj verilmelidir. Cumhuriyet’in ilkeleri kesilerek atılamaz. Atatürk’ün mirası makasla yok edilemez. Kayseri’de yaşanan bu utanç verici sahne, tüm Türkiye’nin ortak vicdanında ağır bir yara olarak kalacaktır.

KENAN OTLU:  CHP SAHİPSİZ  DEĞİLDİR BİZ BURADAYIZ DEDİ Haber

KENAN OTLU: CHP SAHİPSİZ DEĞİLDİR BİZ BURADAYIZ DEDİ

Cumhuriyet Halk Partisi Maltepe İlçe Başkanlığı görevinden, yönetim kurulumuzla birlikte iki gün önce gece yarısı sosyal medya üzerinden yapılan bir paylaşımla alındığımızı öğrenmiş bulunmaktayım. Cumhuriyet Halk Partisi Maltepe İlçe Başkanlığı’nın kapısından ilk kez çocuk yaşlarda girdim. Hayatımın yarısından fazlasını partimin başarısı için adadım. Ailemden çok örgütümle zaman geçirdim; her biri benim büyük ailem oldu. Gençlik Kolu yöneticiliği, Maltepe İlçe Gençlik Kolu Başkanlığı, İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanlığı, Gençlik Kolları Genel Başkan Adaylığı ve Yardımcılığı, son olarak iki dönem İlçe Başkanlığı görevlerini büyük bir onurla yerine getirdim. Görev süremiz boyunca örgütümüzle birlikte İstanbul’un en mücadeleci örgütlerinden biri olduk. Her eylemde en ön safta yer aldık. En fazla üye artışı sağlayan, sayıyı iki katına çıkaran bir örgüt olduk. Partimin ilkeleri, daha adil, daha demokratik bir Türkiye için gece gündüz mücadele ettim. Bugün ise hep birlikte kırılganlığı yüksek, zor bir süreçten geçiyoruz. Hayatımı ortaya koyarak mücadele ettiğim büyük ailemin, bugün çok sert eleştirilerle birbirine düşmesini görmek beni derinden yaralamaktadır. Oysa yarın yine aynı hedefler etrafında buluşacak, aynı değerlere sahip çıkacak, aynı Cumhurbaşkanı adayını destekleyecek insanların bugün birbirini bu denli yıpratmasını doğru bulmuyorum. Kurucu değerlerimiz ve Mustafa Kemal Atatürk’ün bize emanet ettiği Cumhuriyet için, ne olursa olsun ortak mücadeleyi büyütmek zorundayız. Bugün yollarımız ayrılmış gibi görünse de yarın yine aynı çatı altında, aynı idealler uğruna omuz omuza mücadele etmek zorunda kalacağız. Farklı bir siyasi yol açmak isteyen arkadaşlarımın niyetinden hiçbir zaman şüphe duymadım. Aldıkları karara saygı duyuyor, kendilerine başarılar diliyorum. Ben de üzerimde emeği olan, beni çok seven ve benim de çok sevdiğim yol arkadaşlarımdan beni anlayışla karşılamalarını rica ediyorum. Eğer üzerlerinde en küçük bir hakkım varsa, hepsine helal olsun. CHP benim için sadece bir siyasi parti değildir. O; çocukluğumdur, gençliğimdir, evimdir. Mart ayının dondurucu soğuğunda altı oklu bayrağı asabilmek için direklere tırmanırken donan parmaklarımdır. Ekmeğimi paylaştığım kardeşlerimdir. Bana 81 ilde binlerce dost ve yol arkadaşı kazandıran, Atatürk’ün emanetidir. Bu emaneti kirletmeye çalışan kim olursa olsun, hayatım boyunca karşısında duracak ve mücadele edeceğim. Bu süreçte hiçbir görev talebim olmayacaktır. Hiçbir makama da talebim yoktur. Cumhuriyet Halk Partisi sahipsiz değildir. Biz buradayız.

09:05’te Duran Zaman Haber

09:05’te Duran Zaman

09:05’te Duran Zaman Cafer Kayadibi Tarihin tozlu sayfalarını çevirdiğimizde, bir gün var ki her açıldığında hep aynı sızı düşer yüreğimize: 10 Kasım 1938. Güneşin mahçup ışıkları Dolmabahçe Sarayı’nın ağır perdelerini hüzünle aralarken saat 09:05’te, sessizlik bir ulusun üzerine kara bir örtü gibi çökmüştü. Bir nefes kesildi, bir kalp sustu. Türlü badirelere şahit olmuş yorgun ve yoğun zaman, saat tam 09:05’te durdu. Bir lider, sonsuzluğa doğru yola çıktığında gözyaşları sel olup aktı; kalabalıklar sessizliğin içinde ağladı. Çünkü bir millet, sadece bir liderini değil; aynı zamanda umudunu, ilhamını, yol göstericisini kaybetmişti. O an sadece Türkiye’nin değil, bütün dünyanın kalbine kazındı. Dolmabahçe’nin odalarından yükselen hüzün, yalnız İstanbul’un değil, dünyanın dört bir yanının havasına karıştı. Dünyanın dört bir yanında bayraklar yarıya indi. Yedi düvel onun hatırası önünde saygıyla eğildi. Çünkü Mustafa Kemal Atatürk, yalnızca bir ulusun kurtarıcısı değil, insanlığın ortak değeri, onuruydu. O, karanlığa ışık tutan, umutsuzluğun içinde direnişi örgütleyen, mazlum milletlere “kalkın, ayağa kalkın” diyen bir önderdi. Aradan 87 yıl geçti. Ne sevgisi azaldı ne hatırası silindi. Ve o günden bu yana, her 10 Kasım’da bir millet yeniden 09:05’e döner. Sirenler çaldığında kalpler durur, şehirler susar, yollar durur, başlar öne eğilir. Ama bu eğiliş bir teslimiyet değildir; bu, vefanın en asil hâlidir. Çünkü biz biliriz ki o sadece bedenen aramızdan ayrıldı. Fikirleri, ilkeleri, cesareti ve emaneti hâlâ bizimledir. Kimileri unutturmaya çalıştı; kimileri görmezden gelmeyi denedi. Ama o, her 10 Kasım’da yeniden doğdu bu topraklarda. Çünkü Atatürk sevgisi, bu milletin yüreğine kazınmıştır; ne zamana, ne unutuşa teslim olur. Bir kalp atışı kadar doğal, bir nefes kadar gerçektir. Kadın-erkek, genç-yaşlı, çocuk demeden hepimiz onun açtığı yolda yürüyoruz. Onun “en büyük eserim” dediği Cumhuriyet’in gölgesinde özgürce nefes alıyoruz. Her bir adımımızda, her bir umut ışığımızda onun izleri var. Bugün, yine 09:05’te başlarımız öne eğilir. Ama bu bir boyun eğiş değil; saygının, minnettarlığın, gururun sembolüdür. Çünkü biz, emaneti devralan kuşaklarız. Onun gösterdiği hedefe, çağdaş uygarlık seviyesinin ötesine varmak için çalışan milyonlarız. Okullarımızda, fabrikalarımızda, meydanlarımızda onun izleri var. O’nun “en büyük eserim” dediği Cumhuriyet’in gölgesinde yaşıyor, nefes alıyoruz. Ve her adımda, içimizden sessizce şu sözü yineliyoruz: “Emanetin emin ellerdedir, Atam.” Ruhun şad olsun Atam. Senin izinde yürümekten, seninle aynı vatanı paylaşmaktan onur duyuyoruz. Ne seni unuturuz, ne de emanetini. Minnetle, özlemle, saygıyla. Sonsuza dek izindeyiz. Cafer Kayadibi/ www.engozdehaber.com

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.