SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akp

- Akp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BU MİLLETE İHANETİN BİR RESMİ! BU REZALETİN FAİLLERİ İKİ KAYIP ARANIYOR... Haber

BU MİLLETE İHANETİN BİR RESMİ! BU REZALETİN FAİLLERİ İKİ KAYIP ARANIYOR...

Ardahan’ın Hanak ilçesine bağlı on köyün yolu, köstebek yuvasına dönmüş bir labirent tüneline dönüşmüştür. Bu manzara, halka hizmet götürmekten aciz bir zihniyetin, yıllardır süren ihmalinin ve açık ihanetinin en utanç verici belgesidir. Bu esersizlik, bu çürümüşlük ve bu ihanet kimin? Ardahan’da iki ayrı siyasi partiden iki milletvekili vardır. AKP’li olanı, toplumsal gerçeklikten tamamen kopmuş, iktidarın konforuna gömülmüş, halkın çilesini görmeyen bir acizlik içindedir. Diğeriyse ayrılıkçıların peşinde sürüklenen, şahsi ikbalini her şeyin üstüne koyan, halka hizmet götürmekten aciz bir kariyer peşinde koşanın ta kendisidir. İkisi de aynı çukurda buluşur: Topluma hizmet etmek yerine kendi çıkarını kollayan, halkın yükünü omuzlayamayan, hizmet üretmekten aciz bir siyaset anlayışı. Bu yollar yıllardır yama bile görmemiş, her yağmurda daha da derinleşmiş, araçları parçalayan, insan hayatını tehlikeye atan bir felaket hâline gelmiştir. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve Karayolları Müdürlüğü de bu acizliğin ortağıdır. Görevi halka hizmet götürmek olan kurumlar, bu kadar basit bir asfalt işini bile beceremeyecek kadar aciz ve sorumsuzdur. AKP Ardahan milletvekili, iktidarın gölgesinde rehavete gömülmüş, halkın günlük çilesine bigâne kalmış bir acizlik örneğidir. Ayrılıkçı vekil Özgür Erdem İncesu ise sosyete hayatının ve halktan kopuk siyasetin içinde, bu sefaleti görmezden gelmeyi tercih eden, halka hizmet götürmekten aciz bir siyasetçidir. İkisi de aynı noktada birleşir: Hizmet üretmek yerine ihanet üretmek. Hanak’ın köylerinden geçen bu yollar, sadece bozulmuş asfalt değildir. Bu yollar, halka hizmet götürmekten aciz olanların, vefayı unutanların ve ihaneti meslek edinenlerin yüzüne vurulmuş en sert tokatdır. HABER/editör www.engozdehaber.com

Desiselikleri Aramızda kalmasın Haber

Desiselikleri Aramızda kalmasın

İçimize sızmış bir adamdan bahsediyorum. Siyaset sahnesine Anavatan Partisi Gençlik Kolları’nda adım atmış, sonra AKP’den meclis üyesi adayı olabilmek için o kapının eşiğini aşındırmış, AKP’li cumhurbaşkanına yedi bin dolar bağış yapıp yaranmak için her türlü taklayı atmış… Ne var ki AKP’de bile yer bulamayınca, maalesef Cumhuriyet Halk Partisi’ne sızmayı başarmış bir figür. Her devrin güç odağına yanaşma refleksini kuzu postu altında ustalıkla sergileyen, bugün “karşısında durduğu”nu iddia ettiği siyasal İslamcılarla bile ortak bağlar kurup onlara özenen, Türkiye siyasetinin en desise karakteri… Bizans oyunlarıyla, uzaktan talimatlarla büyütüldüğü yere en büyük ihaneti eden bir şahsiyet. Duruş göstergesi olarak güler yüzlü, yapı olarak sinsi; kendi ikbalini her şeyin üstünde tutan bir tip. Saf değiştirmekten öyle ustadır ki, dönerken bile kendini haklı göstermenin planını önceden kurar. Bugün Atatürkçülük ve sosyal demokratlık kılıfına bürünmüş bu “adam”, bir dönem Fethullah Hoca’nın kanalında spor yorumculuğu bile yapmış, o günün konjonktürüne göre Fenerbahçe’ye kurulan kumpası açıkça desteklemiş, siyasete göz kırparken her yere yaranmak uğruna Samanyolu TV’de spor programı sunmuş bir çift karakterdir. Derinlemesine bakıldığında en büyük kandırmacayı sosyal demokratlara ve Atatürkçü kitleye yapmayı başarmıştır. Kolay ihanet edebilen bu adam, İBB seçimlerini kazandığında CHP örgütünü ve yönetim kadrosunu sosyal demokratlardan oluşturacağı beklentisini boşa çıkarmış; ideolojik ve karakter olarak benzediği muhafazakâr isimleri kadroya yerleştirmiş, sosyal demokrat emekçi gençleri ise otoban kenarında, ağaç işlerinde, metro tuvaletlerinde ve vasıfsız işlerde “görüntü olsun” diye kullanmıştır. Başlarına da AKP’li, İYİ Partili, Demokrat Partili ya da Karadeniz lobisinden birilerini getirmiştir. Bütün sosyal demokratlar buna şahit… Ama adam o kadar aşırı desise biridir ki, karıncayı incitmeden geçer; yetime acır gibi sosyal demokratlara yalandan acıyarak tebessüm eder. Bu desise adamın Atatürkçülere, sosyal demokratlara ve yurtsever kitleye attığı ilk kazık da değildi, son da olmayacaktı. Ülkenin görebileceği en iki yüzlü figür, en büyük ahlaksızlığını 2023 seçimlerinde oynadığı Bizans oyunlarıyla sergiledi. İçine sızdığı ve kendisine sahip çıkan Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı, sosyal demokratların desteğiyle kazandığı belediyenin kamu gücüyle satın aldığı medya yüzlerini ve esir aldığı medyayı kullanarak hakaret, aşağılama ve itibar suikastı operasyonu yürüttü. Binlerce sosyal medya trolüyle “elini ayağını öpeceği” Kılıçdaroğlu’na algı operasyonu yaptırdı. Bu oyunda büyük ölçüde başarılı olsa da asıl başarısı, 1560’lardaki gibi düşmanı olduğu meşrebin mensuplarını dostuna düşman ettirmeyi başaran o karaktersizlikti. Bu Bizans oyunlarının üstadı olan kişiliksiz adamın son numarası ise ayrılıkçı elebaşı konumuna çıkarak içine sızdığı Cumhuriyet Halk Partisi’ni bölme ve parçalama çabası oldu. Doğruya doğru demek gerekirse: Ayrılıkçı ihanetinde kullandığı ve kandırdığı tüm kitleleri, daha önce muhafazakâr ideolojiye yaranmak için yapmadığı o büyük alçaklığı bu kez şahsını kurtarmak için yaptığını biliyoruz. Tarih, bu Bizans oyunlarının ustaların ustası desise adamı bir gün — ve o gün çok uzak değil — kandırdığı, yanılttığı ve kullandığı o insanlar tarafından bile lanetle anılacak bir isim olarak yazacaktır. Bayram Çağlayan engozdehaber.com

Ön Seçim İsteyen Örgüt Susturuldu, Dayatılan Belediye Başkanları Birer Birer AKP’ye Katıldı Haber

Ön Seçim İsteyen Örgüt Susturuldu, Dayatılan Belediye Başkanları Birer Birer AKP’ye Katıldı

2024 yerel seçimleri sürecinde Türkiye'deki genel atmosfer, sosyal demokrat ideolojinin yükselmesi için oldukça uygun bir zemin sunuyordu. AKP'nin yıpranmış siyaseti ve ekonomik krizin getirdiği gerileme, Cumhuriyet Halk Partisi için önemli bir imkan yaratmıştı. Ancak o dönemde partiye hakim olan yönetim kadrosu, aday belirleme aşamasında bu durumu değerlendirmek yerine, kendi yakın çevresindeki isimlerle hareket etmeyi bir siyasi başarı olarak gördü. Listelere kendi yanlılarını yerleştirmek adına her türlü dayatma ve entrikayı devreye soktu. İstanbul Çekmeköy'de de benzer bir anlayış söz konusuydu. Dönemin CHP yönetimleri, örgüt içerisinde yükselen “ön seçim istiyoruz” taleplerini ve iradesini kesin bir şekilde reddederek, sadece kendi siyasi menfaatlerine hizmet edecek isimleri dayattı. Oysa Çekmeköy'de CHP değerlerini benimsemiş Çetin Çapan öncülüğündeki örgüt, net bir duruş sergileyerek şöyle diyordu: “Ön seçim istiyoruz. Kim kazanır ve örgütün onayını alırsa, hepimiz onun etrafında kenetleniriz.” Buna rağmen dönemin yönetim kadrosu, “Yapay zekâ ile belirledik, kazanma ihtimali yüksek adaylarla yola çıkıyoruz” iddiasıyla, aslında kendilerine hizmet edecek kişileri tercih etti. Bu durum, bugün çok daha net bir şekilde görülmektedir. Nihayetinde, partiyi hileli yöntemlerle ele geçiren ve “arkadaş” maskesi takan içimizdeki İzlandalılar; Türkiye'nin konjonktürel durumu ve AKP'nin kendi tabanını küstürmesi sayesinde önemli bir oy oranına ulaştılar. Ancak asıl olan oyların sayısı değil, yürütülen siyasetin ideolojik tutarlılığı ve sahip olduğu değerler sistemiydi. İşgalci kadroların belirlediği belediye başkanlarının tek tek AKP saflarına geçişine tanıklık ederken, bu gruptan sosyal demokrat, solcu, yurtsever ve devrimci yurttaşlardan bir kez olsun özür dilendiğini görmedik. Siyasi hırslarıyla ve sürü psikolojisiyle hareket eden, kandırılmış kitlelerin geçici takdirleriyle; plansız, programsız ve tüzük tanımaz bir şekilde ülkeyi yönetmeye çalıştıklarını üzülerek izliyoruz. Bu tuhaf topluluğun, CHP logosuyla seçilen kişilerin AKP hesaplarına dahil olmasına sessiz kalması; aynı grubun partiyi nizip siyasetiyle yönlendirerek, dar bir kitlenin desteğiyle CHP'yi itibarsızlaştıran hamlelerine sürmesi bizi derinden yaralamaktadır. Çok yakın bir gelecekte; amblemsiz, logosuz, ilkesiz, programsız ve vasıfsız bir şekilde kurdukları siyasi oluşumun da yok olacağını, kendilerinin ise ayak siyasetine mahkum kalacaklarını üzülerek öngörüyoruz. Son olarak şunu vurgulamak isteriz: İdeolojik kavramlar tüm dengelerin üzerindedir. Gerçek bir inanmışlık, tüm büyük başarıların temelidir. CHP'yi bir süredir yöneten bu içimizdeki İzlandalıların algısıyla partiyi kendileri gibi basiretsiz bir noktaya çekme girişimlerine izin vermeyeceğiz; Cumhuriyet Halk Partisi'ni ideal bir güçle, kararlılıkla, azimle ve inançla savunmaya devam edeceğiz. Çünkü Cumhuriyet'in kutsal emanetini ihanet siyasetiyle ele geçirenlerin kendi sonlarını izlemek değil, ülkemiz ve ideolojimiz adına gerçekten kederleniyoruz. Bayram ÇAĞLAYAN www.engozdehaber.com

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.