SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Aday Belirleme

- Aday Belirleme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aday Belirleme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BUNLARIN HESABINI KİM VERİCEK? ÖZEL'Mİ? İMAMOĞLU'MU? YAPAY ZEKALARINIZ ERROR VERDİ SANIRIM... Haber

BUNLARIN HESABINI KİM VERİCEK? ÖZEL'Mİ? İMAMOĞLU'MU? YAPAY ZEKALARINIZ ERROR VERDİ SANIRIM...

Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’nun “kazandık, tuttuk, yönetiyoruz” diye göğsünü gere gere anlattığı Tuzla, Şile ve Çekmeköy’ün AKP’ye geçmesi, CHP’nin İstanbul’daki “başarı” masalının en net iflas belgesidir. Bu üç ilçeyi siz seçtiniz. Adayları siz belirlediniz, listeleri siz yaptınız, “İstanbul’u alıyoruz” edebiyatını siz yazdınız. Şimdi aynı ilçeler sandıkta sizi reddetti. Bu bir “tesadüf” değil, doğrudan sizin yönetim, aday seçme ve siyaset yapma kapasitenizin iflasıdır. Özgür Bey, Siz “yeni CHP”, “umut”, “değişim” diye dolaşırken, sizin ve İmamoğlu’nun ortak sorumluluğundaki bu ilçelerde vatandaş sandığa gidip “yeter” demiş. Bu, sizin “halk bizi seviyor” algınızın nasıl bir illüzyon olduğunu gösterir. Halk sizi değil, sizin seçtiğiniz isimleri ve o isimlerin ürettiği sonucu reddetmiştir. Ekrem İmamoğlu’na da soralım: İstanbul Büyükşehir’i “başarı hikâyesi” diye pazarlarken, kendi ilçelerinizde bile tutunamıyorsunuz. Tuzla, Şile, Çekmeköy… Bunlar sizin “İstanbul’u yönetiyoruz” iddianızın en somut test alanlarıydı. Testi geçemediniz. Geçemeyen de “ben kazandım” diye dolaşmaya devam ediyor. Bu sonuç, Aday belirleme sürecinizin ne kadar keyfî ve başarısız olduğunu,Yerel yönetimde ürettiğiniz memnuniyetsizliği,“Muhalefet” diye yaptığınız siyasetin halkta karşılık bulmadığını açıkça ortaya koymuştur. Şimdi çıkıp “seçim sonuçları tartışılır”, “bir şeyler oldu”, “algı operasyonu” falan demeyin. Sandık konuştu. Sizin seçtiğiniz belediyeler sizi terk etti. Bu, sizin hatanızdır. Sorumluluk sizdedir. Yapay zekâlar error vermedi. Sizin siyasetiniz error verdi. Ve bu sefer error mesajı sandıktan geldi.

Ön Seçim İsteyen Örgüt Susturuldu, Dayatılan Belediye Başkanları Birer Birer AKP’ye Katıldı Haber

Ön Seçim İsteyen Örgüt Susturuldu, Dayatılan Belediye Başkanları Birer Birer AKP’ye Katıldı

2024 yerel seçimleri sürecinde Türkiye'deki genel atmosfer, sosyal demokrat ideolojinin yükselmesi için oldukça uygun bir zemin sunuyordu. AKP'nin yıpranmış siyaseti ve ekonomik krizin getirdiği gerileme, Cumhuriyet Halk Partisi için önemli bir imkan yaratmıştı. Ancak o dönemde partiye hakim olan yönetim kadrosu, aday belirleme aşamasında bu durumu değerlendirmek yerine, kendi yakın çevresindeki isimlerle hareket etmeyi bir siyasi başarı olarak gördü. Listelere kendi yanlılarını yerleştirmek adına her türlü dayatma ve entrikayı devreye soktu. İstanbul Çekmeköy'de de benzer bir anlayış söz konusuydu. Dönemin CHP yönetimleri, örgüt içerisinde yükselen “ön seçim istiyoruz” taleplerini ve iradesini kesin bir şekilde reddederek, sadece kendi siyasi menfaatlerine hizmet edecek isimleri dayattı. Oysa Çekmeköy'de CHP değerlerini benimsemiş Çetin Çapan öncülüğündeki örgüt, net bir duruş sergileyerek şöyle diyordu: “Ön seçim istiyoruz. Kim kazanır ve örgütün onayını alırsa, hepimiz onun etrafında kenetleniriz.” Buna rağmen dönemin yönetim kadrosu, “Yapay zekâ ile belirledik, kazanma ihtimali yüksek adaylarla yola çıkıyoruz” iddiasıyla, aslında kendilerine hizmet edecek kişileri tercih etti. Bu durum, bugün çok daha net bir şekilde görülmektedir. Nihayetinde, partiyi hileli yöntemlerle ele geçiren ve “arkadaş” maskesi takan içimizdeki İzlandalılar; Türkiye'nin konjonktürel durumu ve AKP'nin kendi tabanını küstürmesi sayesinde önemli bir oy oranına ulaştılar. Ancak asıl olan oyların sayısı değil, yürütülen siyasetin ideolojik tutarlılığı ve sahip olduğu değerler sistemiydi. İşgalci kadroların belirlediği belediye başkanlarının tek tek AKP saflarına geçişine tanıklık ederken, bu gruptan sosyal demokrat, solcu, yurtsever ve devrimci yurttaşlardan bir kez olsun özür dilendiğini görmedik. Siyasi hırslarıyla ve sürü psikolojisiyle hareket eden, kandırılmış kitlelerin geçici takdirleriyle; plansız, programsız ve tüzük tanımaz bir şekilde ülkeyi yönetmeye çalıştıklarını üzülerek izliyoruz. Bu tuhaf topluluğun, CHP logosuyla seçilen kişilerin AKP hesaplarına dahil olmasına sessiz kalması; aynı grubun partiyi nizip siyasetiyle yönlendirerek, dar bir kitlenin desteğiyle CHP'yi itibarsızlaştıran hamlelerine sürmesi bizi derinden yaralamaktadır. Çok yakın bir gelecekte; amblemsiz, logosuz, ilkesiz, programsız ve vasıfsız bir şekilde kurdukları siyasi oluşumun da yok olacağını, kendilerinin ise ayak siyasetine mahkum kalacaklarını üzülerek öngörüyoruz. Son olarak şunu vurgulamak isteriz: İdeolojik kavramlar tüm dengelerin üzerindedir. Gerçek bir inanmışlık, tüm büyük başarıların temelidir. CHP'yi bir süredir yöneten bu içimizdeki İzlandalıların algısıyla partiyi kendileri gibi basiretsiz bir noktaya çekme girişimlerine izin vermeyeceğiz; Cumhuriyet Halk Partisi'ni ideal bir güçle, kararlılıkla, azimle ve inançla savunmaya devam edeceğiz. Çünkü Cumhuriyet'in kutsal emanetini ihanet siyasetiyle ele geçirenlerin kendi sonlarını izlemek değil, ülkemiz ve ideolojimiz adına gerçekten kederleniyoruz. Bayram ÇAĞLAYAN www.engozdehaber.com

Özgür Özel’den Yapay Zeka Adayı Cemil Tugay'a Sinkaflı Mesaj Haber

Özgür Özel’den Yapay Zeka Adayı Cemil Tugay'a Sinkaflı Mesaj

CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda Özgür Özel, delegelerin ve tabanın gözü önünde “namusum ve şerefim üzerine ön seçimi hemen getireceğim” diye yemin etmiş, bu sözle partide umutları yeniden yeşertmişti. Ne var ki bu namus ve şeref yemini, daha mürekkebi kurumadan unutuldu. Ekrem İmamoğlu ve çevresindeki şahsi kariyer planlamacılarının etkisi altında “yapay zeka ile aday belirledik” yalanı uydurularak örgütün iradesi hiçe sayıldı. Kendi yakınlarını ve sadık kadroları listelere yerleştiren Özel, bu utanmaz kandırmaca ile Cumhuriyet Halk Partisi’nde derin yaralar açtı, delegeler arasında infial yarattı ve partinin güvenilirliğine ağır darbe vurdu. Sakata düşmüş Delegenin desteğiyle Genel Başkanlık koltuğuna oturan Özel’in bu tutumu, partiyi kendi kişisel emelleri uğruna feda etmekten başka bir şey değildi. Bu yalanın en somut ve utanç verici sonucu ise bugün apaçık ortada: Yapay zeka marifetiyle “aday” yapılan isimler bir bir AKP kapısında diz çökmüş durumda. İzmir’de CHP’ye en düşük oyu kazandıran, Karşıyaka Belediye Başkanlığı döneminde başarısızlık ve samimiyetsizlikle anılan Cemil Tugay, bu sürecin en çarpıcı örneği haline geldi. Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’nun “yol arkadaşı” olarak bilinen Tugay’ın AKP’ye geçiş hazırlığı içinde olduğu, AKP’li Cumhurbaşkanı’ndan onay beklediği konuşuluyor. Tuğay’ın Özel’in telefonlarına cevap vermeyerek planları altüst etmesi üzerine Özgür Özel öfkesini kustu; daha önce medyaya düşen gece yarısı hakaret mesajlarının benzeri, bu kez Cemil Tugay’a yönelik ağır ve küfürlü sözlerle tekrarlandı. Kamuoyuna yansıyan bu hakaretler karşısında hiçbir yalanlama yapılmazken, Özgür Özel’e “prensim” hitabıyla bilinen Bülent Arıç’ın, Tugay’ın AKP’ye iltica etmesine aracılık edenlere karşı çıktığı ortaya çıktı. Özgür Özel’in 38. Kurultay’daki “namus ve şeref” sözü baştan beri büyük bir yalandı. “Yapay zeka ile aday belirleme” masalı ise partinin iradesini gasp etmenin ve kişisel kariyer hesaplarını gizlemenin kaba bir yönteminden ibaretti. Bu ihanetler, CHP’yi daha ne kadar bölecek ve zayıflatacak? Tarih bu utanç verici süreci en ağır şekilde kayda geçirecektir. www.engozdehaber.com Haber:Editör

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.