
Kayseri’de, Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti’nin il binası açılış hazırlıkları sırasında yaşanan skandal, Türkiye’nin ortak hafızasına ve Cumhuriyet’in temel ilkelerine açık bir darbe niteliği taşıyor. İl binası önüne asılan Atatürk posterinin ortasında yer alan “Altı Ok” amblemi, partililer tarafından makasla kesilerek sökülüp atıldı. O anlar çevredeki vatandaşlar tarafından saniye saniye kaydedildi ve sosyal medyada hızla yayıldı.
Bu, basit bir “poster düzenlemesi” ya da “provokasyon” bahanesiyle geçiştirilecek bir olay değildir. Atatürk’ün yakasına ya da posterin merkezine yerleştirilmiş Altı Ok; cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve inkılapçılık ilkelerinin simgesidir. Bu sembolü makasla kesmek, Atatürk’ün mirasına, Cumhuriyet’in kurucu değerlerine ve Türk milletinin ortak tarihine yöneltilmiş bilinçli bir saldırıdır. Bunu “bizim partimizin amblemi değil” diyerek meşrulaştırmaya çalışmak, tarihe ve akla karşı düpedüz bir saygısızlıktır.
Yeni Parti yetkililerinin sonradan “provokasyon” açıklamaları yapması, olayı daha da ağırlaştırıyor. Kameralara yansıyan görüntüler net: Kesme işlemi, açılış ve süsleme çalışmaları sırasında partililer tarafından gerçekleştirildi. Sonradan “biz yapmadık, başkası yaptı” demek, suçu örtbas etme çabasından başka bir şey değildir. Bu tür bir eylemi gerçekleştirenlerin partiden derhal ihraç edilmesi ve adli mercilere sevk edilmesi gerekirken, olayın üstünü örtme girişimleri, sorumluluğu daha da büyütüyor.
CHP Kayseri İl Teşkilatı ve birçok cumhuriyetçi kesim olaya sert tepki gösterdi. Haklı olarak vurgulandığı gibi, Altı Ok’a uzanan makas ya da bıçak, sadece bir parti sembolüne değil, Cumhuriyet’in hafızasına saplanmış bir yaradır. Atatürk’ün posterini asıp, onun temsil ettiği ilkeleri kesip atmak, ikiyüzlülüğün ve tarih bilmezliğin en çarpıcı örneklerinden biridir.
Bu olay, Türkiye’de siyasi atmosferin ne denli gerildiğini ve bazı çevrelerin Cumhuriyet değerlerini ne kadar rahatlıkla hedef alabildiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Atatürk’ün adını anıp, ilkelerini makasla kesenler, kendi meşruiyetlerini de kendi elleriyle zedelemişlerdir. Bu skandalın sorumluları kamuoyu önünde hesap vermeli, yargı süreci işletilmeli ve benzeri saygısızlıkların tekrarlanmaması için net bir mesaj verilmelidir.
Cumhuriyet’in ilkeleri kesilerek atılamaz. Atatürk’ün mirası makasla yok edilemez. Kayseri’de yaşanan bu utanç verici sahne, tüm Türkiye’nin ortak vicdanında ağır bir yara olarak kalacaktır.