Emperyalist Barbarlık

Hiçbir şekilde onaylamadığımız bu otoriter tutumlara rağmen, Amerika Birleşik Devletleri’nin –veya herhangi bir ülkenin– “gücü yetene” mantığıyla, tartışmalı suçlamalarla bir ülkenin egemenliğine darbe niteliğinde müdahale etmesini uluslararası hukuk açısından kabul edilemez buluyoruz.

Haber Giriş Tarihi: 04.01.2026 14:59
Haber Güncellenme Tarihi: 04.01.2026 14:59

Maduro’nun ABD Tarafından Gözaltına Alınması Üzerine Bir Değerlendirme

Bir anda dünyanın gündemine oturan Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun, Amerika Birleşik Devletleri tarafından narko-terörizm suçlamasıyla gözaltına alınmasını hayretle izledik.

Maduro’nun kendi ülkesinde siyasi rakiplerine yönelik baskı, komplo iddiaları ve otoriter uygulamalarından ülkemizdeki sosyal demokratlar ve yurtseverler olarak büyük rahatsızlık duyduğumuzu belirtmeliyim. Bu eylemlerini doğru bulmasak, yadırgasak ve eleştirsek de, bir ülkenin seçilmiş devlet başkanı olarak iç siyasetine yönelik bu tür müdahaleleri kabul etmemiz mümkün değildir.

Hiçbir şekilde onaylamadığımız bu otoriter tutumlara rağmen, Amerika Birleşik Devletleri’nin –veya herhangi bir ülkenin– “gücü yetene” mantığıyla, tartışmalı suçlamalarla bir ülkenin egemenliğine darbe niteliğinde müdahale etmesini uluslararası hukuk açısından kabul edilemez buluyoruz.

Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın, operasyonunu “müjde” edercesine narko-terörizm ve terör suçlamalarıyla duyurmasını ibretle takip ettik.

Eğer devlet terörü aranacaksa, İsrail’in Filistin’de masum sivillere ve çocuklara yönelik sistematik katliamlarını görmezden gelmek mümkün değildir.

Aynı şekilde, yakın tarihimizde ABD’nin çeşitli bölgelerde kendi çıkarları doğrultusunda terör örgütlerini desteklediğini unutmadık: Afganistan’da Sovyet işgaline karşı El Kaide’yi büyütüp silahlandırdığı, daha sonra aynı örgütü terör listesine alıp hedef aldığı; işgal döneminde ise ülkeyi bu gruplara terk ettiği bilinen gerçeklerdir.

Bizler, dünyanın en büyük tehlikesinin emperyalist yayılmacılık olduğuna inanıyoruz.

Her ne kadar Venezuela Devlet Başkanı Maduro’yu siyasi açıdan sert biçimde eleştirsek de, uluslararası hukuka aykırı bu müdahaleyi “terörün daniskası” olarak nitelendiriyor ve lanetliyoruz. Vicdanı ve ahlakı olan herkesin de benzer düşündüğüne inanıyoruz.

Ülkemizdeki çok sesliliğe gelince: Dışişleri Bakanlığı’nın bazı açıklamaları ile Cumhurbaşkanlığı danışmanlarının haklı eleştirilerini içeren paylaşımlarının silinmesi gibi olaylar, bizi derinden üzmektedir. Zalime “zalim” diyemediğimiz, zulme sessiz kaldığımız sürece zalimden farkımız kalmayacağını düşünüyoruz.

Dost, müttefik veya kardeş dediğimiz ülkelere sonradan düşman olmak yerine, onlara yapılan zulme sessiz kalmayı içimize sindiremeyiz.

Her zaman savunduğumuz ilke değişmemiştir: Zulme uğrayan zalim de olsa, zalimin karşısında durmak insanlık görevidir.

Bayram Çağlayan

www.engozdehaber.com